Yurtdışı Turları - Cezayir, Mağrip’in Gururlu Ülkesi (1)
Cezayir henüz yurtdışı turları ile Kuzey Afrika turlarına gitmeyi düşünenler için Tunus veya Fas gibi hemen akla gelecek bir destinasyon değil. Bu ümitli ama hala gününü bekleyen ülke yakın gelecekte bölgedeki ilginç kütür turizmi ülkelerinden biri olabilir. Berberiler ve Arapların farklı kültür ve gelenekleri yaşatıp, paylaşımı canlı tuttuğu bir ülke Cezayir.
Ülkenin hakkında kısaca bir özet geçmek gerekirse gerekirse; Afrika’nın en büyük yüzölçümüne sahip olan Cezayir, genç ve hızla artan 26 milyonluk nüfusa sahip, önemli yeraltı zenginlikleri ile çok daha iyi koşullarda olmayı hakediyor.
Ancak çok ağır şartlarda yaşanmış ve büyük bedeller ödenerek atlatılmış Fransız sömürgesi dönemi, ardından yakın geçmişte bitmiş iç huzursuzluklar ve bölgenin süregelen malum politik yapısı gibi nedenlerle ekonomisi, henüz halkın beklentilerini karşılama düzeyine ulaşabilmiş değil.
İklim, ticaret ve Cezayir topraklarının büyük bir kısmının çöl olmasından dolayı nüfusun büyük yoğunluğu sahile yakın bölgelerde yaşamakta.
Ülkenin hakkında kısaca bir özet geçmek gerekirse gerekirse; Afrika’nın en büyük yüzölçümüne sahip olan Cezayir, genç ve hızla artan 26 milyonluk nüfusa sahip, önemli yeraltı zenginlikleri ile çok daha iyi koşullarda olmayı hakediyor.
Ancak çok ağır şartlarda yaşanmış ve büyük bedeller ödenerek atlatılmış Fransız sömürgesi dönemi, ardından yakın geçmişte bitmiş iç huzursuzluklar ve bölgenin süregelen malum politik yapısı gibi nedenlerle ekonomisi, henüz halkın beklentilerini karşılama düzeyine ulaşabilmiş değil.
İklim, ticaret ve Cezayir topraklarının büyük bir kısmının çöl olmasından dolayı nüfusun büyük yoğunluğu sahile yakın bölgelerde yaşamakta.
Kısaca Cezayir Tarihi
Cezayir çok eski bir yerleşim bölgesidir. Önce Fenikelilerin yerleştiği bölgeye MÖ 813-814 yıllarında Kartacalılar hakim olmuş, daha sonra Romalılar ve Bizans tarafından alınmış yörede Hıristiyanlık yayılmış, 7. YY’da ise müslümanlığı yayan Arapların etkisiyle halk İslamiyet yayılmıştır. 16. YY’da Oruç ve Hızır (nam-ı diğer Kaptanı-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa) reisler tarafından yaklaşık üç asır sürecek Osmanlı hakimiyeti ne girmiştir.
Fransız sömürgeciliği uzun süren direniş sonrasında 1830 yılında başlamış, ülke ancak zorlu mücadeleler ve uzun süren bir direniş sonrasında 1962 yılında nihayet bağımsızlığına kavuşmuştur.
Cezayir Osmanlı’nın ilk kaybettiği toprak olmakla beraber, halkının ortak tarih nedeniyle bizlere duyduğu yakınlık canlılığını hala koruyor.
Cezayir’in deniz kıyısında yer alan aynı isimli başkenti, sadece Cezayirin değil, Afrika’daki en büyük şehirlerden biri aynı zamanda.
Arapça’da ‘El-Cezire’ (ada) kelimesinin çoğulu ‘adalar’ anlamına gelen ‘Cezayir’ isminin, bu adaların bir Osmanlı Paşa’sı tarafından birleştirilerek bir liman haline getirilmesinden dolayı verildiği söylenir.
Sakinlernin ‘Beyaz Şehir’ (Arapça’da ‘el-beyda’) olarak andıkları başkentin mimari dokusu, büyük ölçüde Fransız sömürge döneminde, Marsilya şehri örnek alınarak oluşmuş. Yokuşlu sokakları, mavi pencereli beyaz renkli özgün binalarıyla, gezginler için zengin fotografik görsellik taşımaktadır.
Yolda, ansızın bir köprü altından geçiyor olabilir veya yüksekte kalan bir noktadan, aşağıda kalan düşük rakımlı sokakları geniş açıyla seyrediyor olabilirsiniz.
Şehirde yön tabelalarında dikkatinizi çekecek ilgiç şeylerden biri, ‘Dey’ olarak da isimlendirdikleri Osmanlı Beylerbeyi’nin ismiyle anılan yerler olması. Bunlar arasında ‘Dely Ibrahim’ yazanı beni oldukça şaşırtmışttı elbette...
![]() |
| Cezayir'de Tabelalar |
yazının devamını 2. Bölümde bulabilirsiniz.
Diğer Bloglarım için:
Yurtdışı Turları


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder