9 Ocak 2012 Pazartesi

Yurtdışı Turları - Cezayir, Mağrip’in Gururlu Ülkesi (2)

     Alternatif yurtdışı turları konusunda Kuzey Afrika ya da Mağrip'den Cezayir'i tanıtmaya kaldığımız yerden devam ediyoruz.

     Sahil boyunca görülebilecek El-Jedid camii gibi, yerel mimari ile yapılmış Osmanlı Camileri görülmeye değer.
El-Jedid Cami
     Camilerin yanında kiliseler de mevcut elbette, Notre Dame d'Afrique  bunlardan biri. Fransızların Paris’te yer alan Notre Dame kilisesine atıfla verdikleri bu ismin elbette bir anlamı var. Fransızların kanlı günlerde sıkça söyledikleri  ‘Cezayir Fransadır’ deyişi ile örtüşüyor.
     Sömürge sonrası dönemde sayıları oldukça azalmış olmasına rağmen küçük bir Hıristiyan nüfus olduğu söyleniyor. Dolayısıyla etrafta artık pek de kimselerin uğramadığı, üstelik bakımsız kalmış çok sayıda kilise görmeniz mümkün.
Batı etkisi elbette başkentte kendisini hissettiriyor, ama yöresel mimari veya sokaklardaki özgünlük kesinlikle kaybolmamış .Tahmin edilebileceği gibi, tüm trafik ve sokak tabelaları Arapça ve Fransızca, sohbetler de bu duruma benzerlik gösteriyor aslında, iki dilden de kelimeler duymak çok normal, Berberice’nin de nüfusun %20’si tarafından şekilde konuşulduğunu söylüyorlar.
Şehir deniz kıyısında da olsa, iç taraflar saatlerce gezmeye değecek sürprizler ve güzel noktalarla dolu. Şehir gezisi sırasında şanslıysanız bir semt pazarına denk gelebilirsiniz. Manzaranın sizi şaşırtacağına eminim, o gürültülü kalabalığa ve koşturmacalı karmaşaya yaklaşmak gerçekten cesaret istiyor.
Şehir Merkezindeki Postane Binası
     Kolonlarla destekli girişin ardında üç büyük kapısıyla kendini gösteriyor. Binanın üst köşelerinde yer alan yer alan kubblerliyle görsel ağırlığını ve ciddiyetini artırıyor. Postanenin önü, çok güzel bir buluşma noktası, hemen  kenarında yer alan kaldırımdaki kafelerde oturabilir veya şehir turuna devam edebilirsiniz. Postane’ye yakın bir yerde traverslerle yükselen adını anımsayamadığım parkta ferahlık ve açıklık hissini yaşayabileceğiniz bir park da mevcut.
     Yollarda bazen seyyar çaycılara rastlanabiliyor. Belki Afrika belki Arap usulü, çayı küçük bir bardağa köpürterek ve yukardan nişanlayarak dolduran bu geleneksel çay deneyimi kaçmaz.
     Çaylarda çoğunlukla şeker kendiliğinden vardı, en azından oldukça şekerli bir tüketim alışkanlık var diyebilirim. Bizim alışkın olduğumuz şekilde ‘sıcak çay’ içme isteğinizi özellikle iletmeniz gerekebilir, çaya biraz da kahve usülü bir yaklaşımları var, küçük ve kalın bardaklar kullandıkları için çabucak ılınıveriyor içecekler.

Yazının devamı  3. bölümde

Diğer bloglarım için;
Yurtdışı Turları 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder